id=”gt5x77″
Takva Sahibi Ne Demek? Şimdi Biraz Ciddi, Ama Esprili Bir Bakış
İzmir’in sıcak akşamlarında, sahilde arkadaşlarla takılırken birden aklıma takıldı: “Takva sahibi ne demek?” Hani bazen bir kelime duyarız, herkes bir şekilde kullanır ama tam olarak ne anlama geldiğini kimse pek de sorgulamaz. Sonra, ben de dedim ki, “Ben neden sorgulamayayım?!” Hem zaten her şeyin cevabı biraz eğlence, biraz da ciddi düşünceyle gelir, değil mi? Gündelik hayatımıza bazen böyle “derin” sorular girer. Ama neyse ki, bu yazıyı hazırlarken bir taraftan ciddi olmaya çalışırken, diğer taraftan arkadaşlarımın sürekli dalga geçtiği esprili yanımı da kaybetmeyeceğim. O zaman hadi, başlayalım!
Takva Sahibi Ne Demek? Herkes Takva’yı Kendi Gibi Anlar
Öncelikle takva nedir? Takva, kelime anlamı olarak Allah’a karşı duyulan derin saygı ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak anlamına gelir. Ama gerçek dünyada takva sahibi olma meselesi biraz daha karışık. Mesela, bir gün bir arkadaşımın arabasında giderken takva konusunu açtık. Bu arkadaşım, bir anda “Takva sahibi olmak demek, her an Allah’ın gözetiminde olmak demek,” dedi. Evet, bence de güzel bir açıklama! Ama hemen devam ettim: “E peki, sen takva sahibisin de, bir hafta önce çaldığın o son fındıklar ne olacak?”
Arkadaşım, gözlerini devirerek “O iş başka,” dedi. İşte bu an, bana takva kavramının ne kadar öznel olduğunun bir örneği oldu. Herkes, “takva sahibi” olmayı farklı şekillerde tanımlayabilir. Yani, ben burada sizi illa ciddi bir takva dersine çekmek istemiyorum; biraz eğlenceli bir şekilde bakalım takva nedir diye. Kim bilir, belki de bir gün gerçek anlamda takva sahibi olma yolunda komik bir hikâye bile çıkar!
Takva Sahibi Olmak İçin Nereden Başlayabilirim? Biraz Yardım Lütfen!
Geldik takva sahibi olma işinin pratik kısmına. Şimdi, düşünsenize: Takva sahibi olacağım diye bir insanın hayatında neler değişir? Düşünmek bile zor, değil mi? Ama gerçekten takva sahibi olabilmek için günümüz şartlarında ne yapmalıyız? Hadi, bir bakalım. Diyelim ki, bir sabah kalktınız, “Bugün takva sahibi olacağım,” dediniz. İlk adımda ne yapmalısınız? İşte bu, çok kritik bir soru. Hadi gelin, bir günlük “takva sahili olma” yolculuğuna çıkalım.
Adım 1: Sabah kalktınız. Hemen, saatiniz 9:00. (Evet, biz takva sahibi olacağız ama uykusuzluğu da aşamadık.) O anda aklınıza ilk gelen şey “Allah’a şükür” demek olmalı. Ama bir dakika, bu durumda kafanızda şu düşünce beliriyor: “Şükür mü? Hmmm… Ama o yazın sevdiğim kahveci hâlâ beni tanımadığı için, sabah kahvemi alacak mıyım?” Tabii ki tanıyacaktır. Ama bu çelişkiler, bazen hepimizin kafasını karıştırır.
Adım 2: Gün boyunca gittiğiniz her yere dikkat etmek. Yani, takva sahibi olmak demek, o kadar dikkatli olmak demek ki, kaldırımlarda yürürken bile yanlışlıkla yere tükürmemeniz gerekiyor. (Bunu şaka yaparak söyledim, ama gerçekten takva sahibi bir insan, böyle şeylere de dikkat eder.) Evet, işte burada biraz zorlanıyoruz. İş yerindeki yoğunluktan, uykusuzluktan, streslerden biraz uzaklaşmak zor, değil mi? Bir de diyelim ki, bir iş arkadaşınız sizi yanlış anlamış ve kopya çektiğinizi iddia ediyor. Hani takva sahibi olduğunuzu gösterip, hemen sabırla sakin kalmaya çalışacaksınız ama sonra bir bakıyorsunuz ki, “Ya bu kadar da zor olamaz!” diye bağırıyorsunuz. Ama unutmayın, takva sahibi olmak biraz da sabır demek! O zaman derin bir nefes alın… Hah, işte o kadar!
Takva ve Sosyal Hayat: Eğlenceli Bir Sınav
Sosyal hayatımıza gelelim. Gerçekten takva sahibi olmak, insan ilişkilerinde nasıl bir fark yaratabilir? Mesela, bir arkadaşınızın doğum günü var. Bütün arkadaşlar, sabah 9’da kahvaltıya davet etmiş. Şimdi takva sahibi biri olarak, ne yapmalısınız? Mesela, sabah kalktığınızda ilk işiniz şu olmalı: “Bugün arkadaşımın doğum günü. Onun mutlu olması için her türlü fedakârlığı yapmalıyım.” Ama bir saniye! Yolda bir tatlıcı gördünüz. “Vay be, o kadar tatlı var!” diye düşünmeden geçemediniz. İşte burada bir seçeneğiniz var: Takva sahibi olmanın gerektirdiği gibi o tatlıyı almayabilirsiniz. Ya da tatlıyı alır, tatlıyı yiyen arkadaşınıza takva dersi verirsiniz!
Takva sahibi olmak, her anı daha dikkatli yaşamak demek. Yani, her sosyal etkileşimde “Ben burada nasıl daha faydalı olabilirim?” diye düşünmek. Ama bazen de, “Ya bir dakika, bu kadar da mükemmel olmak zorunda mıyım?” diyebilirsiniz. İnsanların sizi her an “takva sahibi” olarak görmesi de biraz baskı olabilir. O yüzden bazen gülüp geçmek, insanları eğlendirmek, arkadaşlar arasında espri yapmak da “takva” sayılabilir mi? Ne dersiniz? Ben biraz rahatlatıcı bir takva tarafındayım!
İç Sesimle Takva Sahibi Olma Yolu
İç sesim, takva sahibi olma yolunda bana şöyle diyor: “Hadi bakalım, bugün seni test ediyorum. Yolda gördüğün her çöplüğü alacak mısın, yoksa göz yumacak mısın? Bu arada, gözünün önündeki bu çikolatayı yemeyi düşünmedin mi?” Evet, bazen insan kendini düşündüğü kadar kontrol edemiyor. Ama “takva sahibi” olmak da, bazen kendini, özellikle içsel dürtülerini dengelemeyi gerektiriyor. Bu da tam olarak bizim gibi gençler için ciddi bir mesele. Özellikle İzmir’deki yaz akşamlarında, en son ne zaman çikolatayı şehre ait çöplerle eşliğinde yemediğimizi sorgulamalı mıyız?
Sonuç: Takva Sahibi Olmak Zor, Ama Eğlenceli Bir Hedef
Sonuç olarak, takva sahibi olmak gerçekten çok derin bir konu. Ama bence her şeyden önce, takva sahibi olmak, sürekli doğruyu yapmak değil, doğruyu yapmaya çalışırken eğlenebilmeyi de kapsar. Kimi zaman takva sahibi olabilmek için, gülmek, espri yapmak, arkadaşlarınızla dalga geçmek bile olabilir. Çünkü hayat kısa, takva sahibi olmak güzel ama insan biraz da eğlenmeli. Yani, bir yandan sabırlı olup, diğer yandan esprili ve insana dokunan bir hayat yaşamak, belki de takva sahibi olmanın en güzel yolu!