İçeriğe geç

A.M is are ne zaman ?

A.M. is Are Ne Zaman? – Kayseri’den Bir Gençten Duygusal Bir Hikâye

Bir sabah, güneş henüz tam olarak doğmamışken, telefonum çaldı. Uykulu bir şekilde gözlerimi araladım, ekranın ışığı gözlerimi yakarken telefonun ekranında “A.M.” yazıyordu. İstem dışı bir şekilde, ellerim titreyerek telefonu açtım. Kalbim her zamankinden daha hızlı atıyordu. A.M. kimdi? Neden bu kadar heyecanlanmıştım? A.M. is Are ne zaman? sorusu birden kafamda yankı yapmaya başlamıştı.

Bundan birkaç ay önce, Kayseri’deki o serin akşamda, işte tam bu soruyu sormuştum. Ama o zaman, soru çok farklı bir anlam taşıyordu. “A.M. is Are ne zaman?” Hayatımda böyle bir soru hiç bu kadar önemli olmamıştı.

O Anı Hatırlıyorum: Bir Başlangıç, Bir Duraklama

Birkaç ay önceydi. Kayseri’de bir kafede oturuyordum. Masamda kahvem vardı, yanımda ise bir arkadaşım. Konuşuyorduk ama kafamda tek bir şey vardı: A.M. Kim olduğu, ne olduğu, ne zaman geleceği… Zihnimdeki sorular birikirken, ben o kadar çok düşünüyordum ki bir şeyler doğru hissetmiyordu. Bir şeyler eksikti. Ya da belki ben çok fazla soru sormaya başlamıştım.

“A.M.” yazan o mesajı ilk kez gördüğümde, kalbimde bir yerlerde hafif bir huzursuzluk başlamıştı. Ne yapacağımı, nasıl davranacağımı bilmiyordum. Kimseyi bu kadar düşünmeyi bırakıp, sadece hayatımı yaşamak istiyordum. Ama bir taraftan da bir şeyler oluyordu, belki de içimde yeni bir şeylerin kıvılcımları vardı. Ne olursa olsun, kalbimdeki o yer hep boş kalmıştı.

Ve o zaman, bir arkadaşım “A.M. is Are ne zaman?” diye sormuştu. Duygusal anlamda çok karmaşıklaşmış bir soruydu bu. O an içinde bulunduğum ruh haline de çok uyuyordu. Hani bazen, duygularınız kafanızda bir karmaşaya dönüşür ve doğru cevabı bulmak çok zor olur ya, işte tam o an gibiydi.

“Bunu sormalı mıyım?” diye içimden geçirdim. “A.M. is Are” ne zaman olacaktı? Yoksa o da her şeyi unutmuş muydu? O kadar çok soru vardı ki… Ama hissettiğim şey kesinlikle kaybolan bir zaman dilimiydi.

O An Sonra: Bekleyişin Anlamı

Günler geçtikçe, o sorunun cevabını bulmaya çalıştım. Ama her geçen gün, cevapsız bir soru daha bırakıyordu. A.M. is Are ne zaman? diyordum ama bir taraftan da kendime neyi beklediğimi soruyordum. Çünkü bazen çok net olan şeyler aslında o kadar karmaşık olabilir ki, sadece yaşadıkça anlam kazandığını görüyorsunuz.

Kayseri’nin soğuk bir sabahında, çaldı yine telefonum. “A.M.” yazıyordu. Bu kez kalbim o kadar hızlı atmadı. Artık alışmıştım. Ama bir taraftan da bir şeyler eksikti. O eksiklik, hayatımın belki de en belirgin duygusu olmuştu.

Mesajı açtım ve bir süre sessiz kaldım. Beklediğim şeyin aslında bir yanlış anlaşılma olduğunu fark ettim. Hani bazen biri size bir şey söyler ve siz yıllarca onu yanlış anladığınızı fark edersiniz ya, işte o anı yaşıyordum. A.M. is Are tam olarak ne demekti? Ne zaman olmalıydı? Sonuçta, hayat her zaman belirli bir düzende ilerlemiyor.

“Belki de biraz daha sabırlı olmam gerekiyor,” dedim içimden. Ama sabır, bazen en zor şeydi. Özellikle de kalbiniz beklemekten yorulmuşsa. Biraz belirsizlik, biraz kaybolmuş hisler… Her şeyin anlamını kaybettiği anlar…

O Sorunun Cevabını Bulduğum An

Bir hafta sonra, yine telefonum çaldı. Bu kez bir cevap almıştım: A.M. is Are ne zaman? Tam olarak bilmiyorum ama kalbimde bir şeyler değişmişti. “Bu kadar karışık hissetmek zorunda mıyım?” diye düşündüm.

Kendime dönüp baktığımda, bu sorunun bir anlamı vardı. Sadece ben henüz o anlamı tam olarak çözebilmiştim. İlgisizlik, kaybolmuş duygular, kaçırılmış fırsatlar… Ama ne olursa olsun, hayatımı bir şekilde devam ettirmeliydim. Çünkü, hayat her zaman bir yerde başlar ve bir yerde biter. O belirsizlikte bile, yeni bir başlangıç olabilirdi.

“A.M. is Are ne zaman?” sorusunun cevabı, aslında bir süreçti. Yani belki de hepimizin hayatında bir zaman diliminde A.M. vardır. O anı beklerken, sabırla ilerlerken, bir şeylerin anlam kazandığını görürüz. Belki de bazen, o soruyu sormadan önce önce kendi içimize bakmamız gerekiyor. A.M. sadece bir soru değil, belki de içinde hayatı anlamlandırma çabası olan bir yoldur.

O Günü Hatırlıyorum: Bir Yıl Sonra

Bir yıl sonra, aynı kafede oturuyordum. Kahvem soğumaya başlamıştı ve dışarıda yağmur yağıyordu. O an, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark ettim. Bazen hayat, her şeyin beklenmedik bir şekilde tamamlandığı, ama her şeyin geçici olduğunu hatırlatan bir yolculuk gibidir.

Bir yıl önce sorduğum o soruyu şimdi rahatça sorabiliyorum: “A.M. is Are ne zaman?” Zaman geçtikçe her şeyin daha net bir şekilde yerine oturduğunu hissediyorum. Zihnimdeki o belirsizlik, artık yerini huzura bırakmıştı. Cevap çok basitti: A.M. is Are ne zaman? Olacağı zaman olacak. Belki de cevabı, soruyu ilk sormadığınızda bulacaksınız. Bazen soruların yanıtı, sadece zamanla anlam kazanır.

“İşte bu,” dedim. Sonunda, her şeyin yerli yerine oturduğunu kabul ettim. Gerçekten her şeyin zamanı varmış.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet